Donald Tusk
Donald Franciszek Tusk (/tuːsk/ TOOSK; Lehçe telaffuz: [ˈdɔnalt fraɲˈt͡ɕiʂɛk ˈtusk]; d. 22 Nisan 1957, Gdansk), 2023 yılından bu yana Polonya başbakanı olarak görev yapan Polonyalı siyasetçi ve tarihçi. Daha önce 2007'den 2014'e kadar bu görevi üstlendi. 2014'ten 2019'a kadar Avrupa Konseyi başkanı ve 2019'dan 2022'ye kadar Avrupa Halk Partisi başkanı olarak görev yaptı. 2001 yılında Sivil Platform partisinin kurucu ortaklarından biri oldu ve 2003'ten 2014'e kadar bu partinin liderliğini yeniden üstlendi.
Hayatı ve Kariyeri
1989 yılından bu yana resmî olarak Polonya siyasetinde yer alan Tusk, serbest piyasa yanlısı Liberal Demokratik Kongre Partisi (KLD) gibi birçok siyasi partinin kurucuları arasında yer aldı. İlk olarak 1991 yılında Sejm'e girdi ancak 1993 yılında koltuğunu kaybetti. 1994 yılında KLD, Demokratik Birlik ile birleşerek Özgürlük Birliği'ni oluşturdu. 1997 yılında Senato'ya seçildi ve başkan yardımcısı oldu. 2001 yılında bir başka merkez sağ liberal muhafazakâr parti olan Sivil Platform'u kurdu ve tekrar Sejm'e seçilerek başkan yardımcısı oldu. Tusk, 2005 seçimlerinde başarısız bir şekilde Polonya cumhurbaşkanı adayı oldu ve 2005 Polonya parlamento seçimlerinde de yenilgiye uğradı.
PO'yu 2007 parlamento seçimlerinde zafere taşıyarak başbakan seçildi ve 2011 seçimlerinde ikinci bir zafer kazanarak 1989'da komünizmin çöküşünden bu yana yeniden seçilen ilk Polonya başbakanı oldu. 2014 yılında Avrupa Konseyi başkanlığı görevini kabul etmek üzere Polonya siyasetinden ayrıldı. Sivil Platform, 2015 parlamento seçimlerinde ve 2015 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakibi Hukuk ve Adalet'in (PiS) gerisinde kaldı. Tusk, 2019 yılına kadar Avrupa Konseyi başkanı olarak görev yaptı; başlangıçta EPP lideri olarak Brüksel'de kalmasına rağmen, daha sonra 2021 yılında Polonya siyasetine geri dönerek tekrar Sivil Platform'un lideri oldu. 2023 seçimlerinde Sivil Koalisyon, Sejm'de 157 sandalye kazanarak meclisteki ikinci en büyük blok haline geldi. Cumhurbaşkanı tarafından atanan Başbakan Mateusz Morawiecki'nin 11 Aralık'ta güvenoyu alamamasının ardından Tusk, Sejm tarafından üçüncü kez başbakan olarak seçildi. Kabinesi 13 Aralık'ta yemin ederek PiS partisinin sekiz yıllık iktidarına son verdi.
Üçüncü Cumhuriyet'in en uzun süre görev yapan başbakanı olan Tusk, ilk döneminde kamu sektörünün küçültülmesi ve dijitalleştirilmesini denetledi ve kendisini pragmatik bir liberal realist ve teknokrat olarak sunmak istedi. Polonya'nın 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı ortak düzenlemesinin hazırlık sürecinde altyapıya büyük yatırımlar yaptı ve ülkedeki otoyol ağını genişletti. İkinci döneminde ise çeşitli skandallar, yerine getirilmeyen vaatler ve 2012-2014 yıllarında Avrupa borç krizine bağlı uyguladığı kemer sıkma politikaları nedeniyle ekonomide yaşanan durgunluk, kamuoyundaki desteğinin azalmasına sebep oldu. Seçim zaferleriyle ülke siyasetinde baskın hale gelen Hukuk ve Adalet Partisi'ne karşı, onun demokratik gerilemeye yol açtığını düşündüğü politikalarına etkili bir muhalefet yürüttü. 2023'te yeniden iktidara geldiğinde, hukukun üstünlüğünü güçlendirmeye ve Polonya'nın Avrupa Birliği ile ilişkilerini iyileştirmeye odaklandı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Ukrayna'ya yapılan yardımları sürdürdü. 2024'te yasadışı göçe karşı çıkmak, sınır güvenliğine öncelik vermek ve Belarus-Polonya sınırını yasadışı yollardan geçenlerin sığınma hakkını askıya almak gibi sağcı temaları benimseyerek kamuoyunu şaşırttı.
Fotoğraf Galerisi